Kayıt Ol       Üye Girişi       Tartışma Forumu       Anasayfam Yap       Doktora Sor  
kadın hastalıkları ve doğum danışma hatları ankara izmir istanbul konya
      Anasayfa
      Tartışma Formu
      Gebelik ve Doğum
      Sanal Gebelik Takibi
      Aile Planlaması
      Jinekoloji (Kadın Sağlığı)
      Meme hastalıkları kanser
      İnfertilite (kısırlık)
      Menopoz ve Osteoporoz
      Cinsel Bilgiler
      Bebek ve Çocuklar
      Diyet ve Beslenme
      Otomatik Hesaplayıcılar
      Doktora Sor
      Sözlük
      İsim bankası
      Görüntü Arşivi
      Site Haritası
      Site Hakkında
      Yasal Uyarı
      Kaynakça
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
     
 

Kadın gelişiminin evreleri

Kadın, doğası gereği yaşamın başından sonuna kadar farklı evrelerden geçer. Bu evrelere damgasını vuran hormonal, bedensel ve ruhsal değişikliklere göre kadın hayatı birbirinden farklı özellikler taşıyan çeşitli dönemlere ayrılabilir.

Yazıda bu evrelere çağ adı verilmiştir.

Bir çağdan diğerine geçişin kimde hangi yaşta olacağını belirleyen en temel etken anne ve babadan alınan kalıtsal özellikler olmakla beraber yaşanan yer, beslenme özellikleri ve çeşitli alışkanlıklar (sigara kullanımı gibi) etkili olabilir.

Kadının çağları aşağıdaki şekilde bölümlenir:
bullet

 Çocukluk Çağı

bullet

Puberte ve Ergenlik Çağı

bullet

Üreme Çağı

bullet

Menopoz Çağı

ÇOCUKLUK ÇAĞI

Çocukluk çağı doğumla başlar. Çocukluk Çağı kadınlık hormonlarının henüz etkin olmadığı, erkek ile kız çocuğu arasındaki bedensel ve ruhsal farklılıkların belirgin olmadığı ve üremenin henüz mümkün olmadığı zaman dilimini temsil eder.

Kız çocuğu yaşama ilk çığlığını attığında ortaya çıkan en önemli hormonal değişikliklerden biri, rahim içinde gebeliğe ait yapılar tarafından üretilen hormonların kanda hızlı bir şekilde azalmasıdır. Bu hızlı azalma bazı kız çocuklarında vajinadan az miktarda kan gelmesine neden olabilmektedir.

Yine kız çocuğunun rahim içi dönemdeyken, gebelikte üretilen yüksek miktarlarda östrojen hormonuna maruz kalmış olan meme dokusu bazı durumlarda görünüm olarak oldukça belirgin olabilir ve bazı kız çocuklarında doğum sonrası ilk günlerde meme başlarından süte benzer bir salgı olabilir.

Çocukluk çağının büyük kısmında kız çocuğunun bedenindeki "kadınlık hormonu" üretme mekanizmaları bir "suskunluk" içerisindedirler ve bu nedenle çocukluk çağının son yıllarına kadar nispeten yavaş bir boy uzaması ve buna paralel nispeten yavaş olan bedensel ve ruhsal gelişme dışında bir değişim olmaz.

PUBERTE VE ERGENLİK ÇAĞI (ADOLESANS)

Çocukluk çağının sonlarına doğru cinsel farklılaşmanın ilk belirtileri ortaya çıkmaya başlar: "Kadınlık hormonu" salgılarının yavaş yavaş artmaya başlamasıyla 9-10 yaşlarında meme dokusunda büyüme başlar, 10-11 yaşlarında önce genital bölgede takiben koltukaltı bölgesinde kıllanma ortaya çıkar.

11-12 yaşlarında boy uzama hızı belirgin olarak artar ve yıllık boy uzaması 8 santimetreyi bulabilir.

Menarş, yani ilk adet kanaması 11-15 yaşlar arası herhangi bir zamanda, ortalama olarak 12.5 yaşında ortaya çıkar.

İlk adet kanamasının ortaya çıktığı yaş kalıtsal özelliklerden etkilenir. Dünya genelinde yüzyıl öncesine göre ilk adet kanaması yaşı yaklaşık 4 yıl geri gelmiş durumdadır.

İlk adet kanamaları genellikle yalnızca östrojen hormonu etkisinde ortaya çıkan sıklıkla düzensiz kanamalardır. Yumurtlama henüz devreye girmediğinden kız çocuğu adet kanamasını beklenmedik zamanlarda görebilir.

İlk adet kanamasından ortalama 2 yıl sonra yumurtlama olayı da devreye girer ve adet kanamaları düzenli hale gelirler.

Hızlı boy uzaması genellikle ilk adet kamasından sonra yavaşlamaya başlar.

Bedensel, ruhsal ve cinsel olarak kadın yönünde farklılaşma ortalama olarak 18 yaşına kadar devam eder ve bu yaştan itibaren kadınsı özelliklerin tümü kazanılmış olur.

Özetlenecek olursa, kız çocuğunda meme dokusunun gelişmeye başlamasıyla puberte başlamış olarak kabul edilir. Puberte çağının ilk belirtileri bazı kız çocuklarında yapısal özelliklere bağlı olarak 13-14 yaşına kadar gecikebilir.

Ergenlik çağı, kadınsı özellikleri yaratacak olan hormonların salgılarının başladığı ve giderek kadın olma yönünde özelliklerin kazanıldığı bir zaman dilimidir. Erkek ve kız çocuğu arasındaki farklılıklar bu süre içerisinde giderek belirginleşir ve bedensel, ruhsal ve cinsel kimlik ortaya çıkmaya başlar. Gebe kalma bu dönemde ender olarak da olsa mümkün olabilir. Çocukluk çağından ergenlik çağına geçişin ilk belirtisi kişiden kişiye değişmekle beraber genellikle memelerin büyümesidir. Resimde meme dokusunun yaşla birlikte gelişimi ve süt salgı bezi ve kanallarının ortaya çıkışı gözlenmektedir.

ÜREME ÇAĞI

Üreme çağı kadınlığa özgü hormonal, bedensel, ruhsal ve cinsel tüm özelliklerin olgunlaştığı ve üreme, yani gebe kalarak bebek sahibi olma özelliğinin kazanıldığı ve sürdürüldüğü zaman dilimidir. Ergenlik çağından üreme çağına geçişi belirleyen sınır yumurtlama olayının devreye girmesidir.

MENOPOZ ÇAĞI

Menopoz çağı üreme özelliğinin bittiği, kadınlığa özgü hormonal salgıların yavaşladığı ve adet kanamalarının kesildiği zaman dilimini temsil eder. Türk kadının ortalama menopoza girme yaşı 49 olarak kabul edilir.


 
     
          Site Uzmanlarımız
Jinekolog Opr. Dr. Ahmet GÖKSEL
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.