Kayıt Ol       Üye Girişi       Tartışma Forumu       Anasayfam Yap       Doktora Sor  
kadın hastalıkları ve doğum danışma hatları ankara izmir istanbul konya
      Anasayfa
      Tartışma Formu
      Gebelik ve Doğum
      Sanal Gebelik Takibi
      Aile Planlaması
      Jinekoloji (Kadın Sağlığı)
      Meme hastalıkları kanser
      İnfertilite (kısırlık)
      Menopoz ve Osteoporoz
      Cinsel Bilgiler
      Bebek ve Çocuklar
      Diyet ve Beslenme
      Otomatik Hesaplayıcılar
      Doktora Sor
      Sözlük
      İsim bankası
      Görüntü Arşivi
      Site Haritası
      Site Hakkında
      Yasal Uyarı
      Kaynakça
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
   
 

Ayarlarımızla fazla oynamayalım

'Ayar noktası' kavramı olarak bilinen bir teori vardır. Bu teoriye göre her kişinin kilosunu belli bir sınırda tutmaya çalışan iç ayarlar mevcuttur. Bu ayarlar doğuştan planlanmıştır. Kiloyu değiştirmeye çalıştığınız takdirde vücut yağ miktarını bu ayar noktasının belirlediği sınırlar içinde yeniden düzenleyecektir.

Olayı anlamak için beden ısısını örnek verelim. Hepimizin beden ısısı 36.5 derece civarına ayarlanmıştır. Çok sıcak ya da çok soğuk havalar bu beden ısısını değiştiremez. Ancak bedenin kilo ayarı ısı ayarından biraz farklı çalışıyor gibi. Ayarlama tek yönde çalışıyor. Yani çok aşırı kilo alınsa bile bu kilo alımına karşı fazla bir çaba göstermiyor ayar mekanizmaları. Ama alınmış kiloları vermeye karşı büyük bir direnç gösteriyor. Bir kişi şişmanlayıp yeni bir kiloya ulaştığı zaman beden bu yeni kiloyu yeni ayar noktası olarak benimsiyor.

Bedende her şey kilo vermeye karşı çalışıyor gibi. Örneğin diyet yapmaya başlandığı zaman metabolik hız yavaşlıyor. Yani beden mevcut kalorileri daha yavaş yakmaya başlıyor. Yağ hücreleri daraldıkça insülin hormonunun etkisine karşı daha hassas oluyor. Bu durumda yağ hücrelerinin içinden bir şeyler koparmak çok güçleşiyor. Yani bedenimiz zayıflamaya karşı birçok savaşım olanaklarına sahip, ama aşırı kiloya karşı pek donanımı yok. Bunun nedeni aşırı beslenmenin eski çağlarda bir sorun olmaması olabilir. Aşırı beslenme modern çağın sorunu ve henüz genetik şifrelerimiz bu olaya karşı gerekli ayarlamalardan geçecek zamanı bulamamış.

Tam olarak kanıtlanmamakla beraber ilginç bir gözlem daha var. Her yapılan diyetten sonra tekrar kilo almak çok daha kolay oluyor. Bu olaya ""yo-yo sendromu" deniyor. Her şişmanlamadan sonra tekrar kiloları vermek güçleşiyor. Ayrıca araştırmalar Sürekli zayıflama ve şişmanlama düzeni içinde yaşamanın sağlık açısından sürekli sabit ama fazla kiloda olmaya göre daha riskli olduğunu ortaya çıkarmış. Hatta yavaş ama sürekli kilo alanlar bile sürekli diyet yapma takıntısı olanlara göre daha az tehlikede.

"İradem güçlüdür, nasıl olsa canım istediği zaman zayıflarım " diye düşünenlerin dikkatine sunulur.

 
     
          Site Uzmanlarımız
Jinekolog Opr. Dr. Ahmet GÖKSEL
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Bu site KİŞİLERİ BİLGİLENDİRMEK AMACIYLA HAZIRLANMIŞ OLUP, SAĞLIK HİZMETİ VERMEMEKTEDİR. Tanı ve tedavi mutlak bir doktor tarafından yapılması gereken son derece ciddi işlemlerdir SİTEDEKİ BİLGİLER HİÇ BİR ŞEKİLDE HASTALIKLARIN TANI VEYA TEDAVİSİNDE KULLANILMAMALIDIR. Site içeriğinin bu şekilde tanı ve tedavi amacıyla kullanımından doğacak tüm sorumluluk ziyaretçiye, kullanıcıya aittir. Bu siteyi ziyaret eden kişiler bu uyarıları kabul etmiş sayılırlar. Tıp bilgileri, kullanılan tanı ve tedavi gereçleri hızla değişilmektedir. Bir bilgi, yöntem veya gereç çok kısa sürede terk edilebilir. Ayrıca tıpta aynı sonucu almaya yönelik olan, farklı teknik ve bilgiler, değişik uygulamalar olabilir. Tanı ve tedavide doktorun kişisel deneyimi, yetenekleri belirleyici bir faktördür. Aynı konu hakkında farklı görüşler olması mümkündür. Bilgiler her gün güncelleştirilemediğinden her bilginin ziyaretçi tarafından doktoruna danışılarak kontrol edilmesi gereklidir.